TÜRKİYE-AZERBAYCAN YOL HARİTASI

28.04.2009
Songül Dündar

Ankara-Bakü…

Elbet ki coğrafi yol haritası budur.

Ya iki ülke arasındaki devlet politikası?

Tıpkı coğrafi harita gibi nettir.

Bakü’nün sevinci Ankara’nın sevincidir.

Bakü’nün üzüntüsü Ankara’nın üzüntüsüdür.

Sevinci-sevincimiz,

Üzüntüsü-üzüntümüz…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün;

“Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz kederi kederimizdir.” 

Sözü; Türkiye ve Azerbaycan gerçeğinin özetidir. 

Bu yönde uygulanacak siyasetin özüdür.

Tarih sürecinde izlenmesi gereken devlet politikasıdır.

İki ülke arasındaki devlet politikası için yeni bir yol haritası aramaya gerek yoktur.

Türkiye’nin uygulayacağı devlet politikası bellidir.

Bu politika; Ulu Önder Atatürk tarafından yasa gibi yazılmış ve değişmez Türkiye politikanın bir cümlelik özetidir. 

Tarihin derinliklerinden gelen ve aynı ana babanın torunları olan Türkiye ile Azerbaycan, en zor dönemlerinde birbirlerine destek olmanın çok güzel örneklerini vermişlerdir. 15 Eylül 1918 yılında Nuri Paşa komutasındaki Türk-Kafkas İslam Ordusu’nun üç ay süren askeri mücadele sonucunda Bakü’yü kurtarması, Azerbaycan açısından tarihin unutulmaz dönüm noktasıydı. Benzer şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 19 Mayıs 1919’dan itibaren yürütülen Milli Mücadele, Azerbaycan ve Kafkasya’da yaşayan kardeşlerimizden gelen maddi ve manevi yardımların kurtuluş savaşındaki başarımızda payı inkâr edilemez. Üstelik bu yardımlar karşılıklı olarak, kardeşin kardeşe borç vermeyeceği, ancak yardım edeceği düşüncesi üzerine bina edilmiştir.

          Türkiye ile Azerbaycan, aynı babadan olma iki kardeş olarak biri birine bu şekilde omuz verirken, Ermenistan; hem Türkiye hem de Azerbaycan’a karşı can düşmanı olmuştur. Tarih boyunca Ermenilerin Türkiye’de yaptıkları mezalim, tarih sayfalarında en acı tablo olarak yer almıştır. Ermenilerin Azerbaycan’a karşı yapmış olduğu katliamın en yakın örneği Karabağ’da yaşananlardır.

           Son yaşananlardan sonra; Türkiye, Ermenistan’ın Karabağ’da yaptığı katliama bir tepki olarak, Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Doğukapı’yı 1993 yılında kapatılmıştır. Bu günlerde; Doğukapı’nın yeniden açılması için uluslararası büyük bir çaba sarf edilmektedir. Herkes bir görüş belirtmekte, herkes bir fikir ileri sürmektedir. Bana göre; bu konuda ileri sürülen en isabetli görüşlerden biri, Sayın Salih Şahin’in görüşüdür.

          Ölçek Gazetesi sahibi Salih Şahin; “Bizler, komşularımızla her zaman dostça yaşamak istiyoruz. Ancak; böyle bir durum sadece bizim istememizle olmaz. Ermenistan, her zaman soykırım iddiası ile dünyada bir kamuoyu oluşturmaktadır. Bunun sebepleri de herkesçe bilinmektedir. Ancak; Ermenistan’ın soykırım iddiasında bulunması ve Karabağ’ı işgal etmesi, ne kadar riyakâr olduğunun kanıtlarıdır. En azından Ermenistan Karabağ’dan geri çekilmeli ve o bölgede sulh ilan edilmelidir. Buna mükâfat olarak da kapının açılması gündeme gelebilir. Öncelikle Karabağ sorunu çözülmeli ve soykırım iddialarına da bir çözüm getirilmelidir. Bu bölgeye huzur gelmeli, Doğukapı açılmalı ama sadece açılsın diye de Ermenistan’a bir taviz verilmesi çok anlamsız bir tutum olur.”         

         Atatürk’ün Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin özünü yansıtan “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” Sözü asla unutulmamalı.  Ayrıca; Azerbaycan Cumhurbaşkanlarından Haydar Aliyev’in, Türkiye ve Azerbaycan için; “Biz bir millet iki devletiz.”  İfadesinin tarihi anlamı da asla unutulmamalıdır.

                                     dundar_songul@hotmail.com


Okunma :3375
Etiketler:
Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
Canlı Maç Sonuçları
HAVA DURUMU
KARS
ÖLÇEK E-GAZETE