3 AYAK BİR ŞAFAK

12.09.2017
Cihan Nayir

3 AYAK BİR ŞAFAK

12 Eylül 1980 darbesinin belki de en hüzünlü tarifinin adıdır ; 3 ayak bir şafak. Bir neslin yok sayılması bir neslin tutsaklığı. Velhasıl devletine İsmail olan 9 yiğidin hikâyesinin son kıyamı 12 Eylül 1980 darbesi.

Ak alınlı kara yiğit balaların, Anadolu evlatlarının devletle ilk tanışması. Tanışmadan devletine ve milletine vurgun bir nesil; tanıştıktan sonrada şafak vakitlerinde darağaçlarına yollanırken yine devletine ve milletine vurgun, urganı boynundayken bile son isteği bölünmesin millet var olsun devlet diyebilecek erdeme sahip bir nesil. Bu nesil 12 Eylül darbesinde 9 vatan evladını şarap kokulu evrenin denge politikalarına kurban eden, darağaçlarına uğurlayan Milliyetçi Ülkücü Harekettir.

12 Eylül darbesinin ardından 37 yıl geçmiş olmasına rağmen daha ömründe 30 bayram görmemiş fikir ve ideoloji sahibi genç vatan evlatlarının hazin bir o kadar da onurlu yaşam mücadeleri bana her zaman Hz. İbrahim’in oğlu İsmail ‘ i hakka kurban adaması kısasını hatırlatmaktadır. Her 12 Eylülde Darağacında vatana ve millete kurban olan 9 İsmail hatırıma düşer.

Mustafa Pehlivanoğlu 7 Ekim 1980, Cevdet Karakaş 4 Haziran 1981,
İsmet Şahin 20 Ağustos 1981, Fikri Arıkan 27 Mart 1982, Cengiz Baktemur 2 Mayıs, 1982, Ali Bülent Orkan 13 Ağustos 1982, Ahmet Kerse 31 Ocak 1983,
Halil Esendağ 5 Haziran 1983 ve Selçuk Duracık da 5 Haziran 1983 tarihinde 12 Eylül adaletinin (!) yağlı urganlarıyla şehitlik mertebesine ulaştılar. Böylelikle Devlet evlatlarını vatana ve millete kurban adamış oluyordu.

Her biri vatan sevdalısı her biri millet aşığı olan 9 can 9 yiğit 12 Eylül cuntacıları tarafından bir sağdan bir soldan politikasıyla suçsuz günahsız bir şekilde Yaradanlarının huzuruna temiz ve pak bir şekilde uğurlandılar. Cellatlarından dahi helallik isteyen Halil Esendağ ve Selçuk Duracık , Nişanlısına kendinden sonra hayırlı bir yuva temenni eden Mustafa Pehlivanoğlu , yavrularıyla son bir mahzun siyah beyaz fotoğraf karesi bırakan Ali Bülent Orkan ve yarım kalmış hayatları devlete ve millete adanmış gencecik bir ömür.

12 Eylül 1980 darbesinin ardından “Bizim çocuklar başardı” sözlerini sarf eden eski Amerikan İstihbarat Teşkilatı (CIA) ajanı Paul Henze ‘ nin gayrimeşru çocukları başardıklarını sansalar da o devrin inanmış dava adamları devlet ve milleti böldürmeyerek 3 Ayaklı dar ağaçlarında şafak vaktinde yağlı urganlarda son nefeslerini vererek başaranların aslında gerçek vatan evlatları olduğunu dünyaya gösterdiler. Şahadetleri ile yeniden doğdular. Evren ise Evren yüzlüler ise öldüklerinde son nefeslerini dahi tam verememekteydiler

12 Eylül 1980 darbesinde kimisi 20 , kimisi 30 yaşında , kimisi müebbetlere boğulmuş kimisi ölümlere sunulmuş bir neslin kutlu direnişinde ebu cehil devrinin eylül uzantıları böyle bilmelidir ki kıyamda kısas bu vatanın öz evlatlarının olacaktır. Cuntacılar ve darbeciler 12 Eylül de olduğu gb 15 Temmuz da olduğu gibi ; 12 Eylüllerde Mustafa Pehlivanoğlu’nun ‘’Mustafalar ölür Allah davası ölmez Milliyeçilik yaşar ‘’ sözlerinde ki dik duruşun korkusunu yaşamaya devam edecektirler . 15 Temmuz da Ömer Halisdemir’ e işin sonunda şahadet var diyen komutanına ‘’hakkını helal et komutanım’’ diyerek gözünü kırpmadan şahadete yürüyen Ömer Halisdemir ‘ in gölgesinden korkmaya devam edeceklerdir.

Darbecilerin ve cuntacıların velhasıl ABD uşaklarının gayrimeşru çocukları kazanan taraf hiçbir zaman olmayacaktır ; darağaçlarında vatana ve millete zeval gelmesin diye kendi kefenlerini kendileri alan yüce yürekli vatan sevdalıları milletin asıl kazananları olacaklardır.


 


Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları