YÜZYILLARIN DALGALANMASI: TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ

13.02.2017
Ali Ekinciel

YÜZYILLARIN DALGALANMASI: TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ

Türkler olarak Rusların hafızasına 13.yy dan bu yana kazınmış bir ulusuz. Kıpçak Türklerinin Rusya'yı feth etmesiyle başlayan iki halkın mücadelesi yüzyıllar boyunca savaş ve barış dönemlerini takiben dalgalanma halinde devam etti. 18. yüzyılda Rusya tüm Orta Asya'nın hakimiydi. Buna rağmen Türkiye ile hiç bitmeyen bir didişme Rus tarihinin ana noktası olmuştur.

Osmanlı döneminde padişah Kafkaslardaki Türk halkın anılarında yaşıyordu. Osmanlı uyruğundaki Slav halk içinde Rus Çarı ise umutla beklenen kurtarıcıydı. İki imparatorluğunda bu devirde Pan-İslamizm ve Pan-Slavizmi kaşıması şiddetli şavaşlara neden oldu. 19.yüzyılın son savaşı ise 93 harbi olarak bilinen 1877-78 savaşı oldu. Rus ordusu bu savaş sonunda İstanbul kapılarına dayanmışsada ordusu bitmiş bir halde karşısında Batılı devletleri bulmuştu. Türk-Rus ilişkilerinin zirve yaptığı zaman dilimi ise 1920-23 yılları arası Kurtuluş Savaşı dönemidir. Bu dönemde Mustafa Kemal Paşa'nın emperyazlizme karşı Bolşeviklere yaptığı çağrı cevap bulmuş , gönderilen Rus cephanesi ve Azeri altınları savaşı kazanmamızda önemli rol oynayarak iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmıştır. Buna rağmen savaştan sonra Lenin'in Mustafa Kemal'in komünist olmadığını anlaması ve "sarı çocuk bizi fena kandırdı." dediği rivayet edilmektedir. Stalin ve II.dünya savaşı yılları iyi ilişkilerin sona erme dönemidir. Moskovanın Türkiyeden toprak talebi , İnönü'nün sert yanıtları Türkiyenin Batı dünyasına kaymasına neden olmuştur. Bu yıllarda Sovyet tek parti sisteminden vazgeçerek demokrasiye geçen Türkiye, Kore'ye asker göndererek safınıda belli etmiştir. İlişkilerin sonlandığı bu yıllarda Natoya üye olan Türkiye ve Komünist dünyanın abisi olan Sovyet Rusya ayrı kamplarda yollarına devam etmiştir.

Soğuk savaş yılları 60'lar ve 70'lerde Komünizm korkusu ve Demir Perdenin aşılamaması ilişkilere büyük zarar vermiştir. 1980'li yılların sonlarında Sovyetlerin dağılması ve Kafkasyadaki akrabalarımızın bağımsızlıklarını kazanmasıyla ilişkilerde yeni bir dönem başlamış oldu. Ne varki Türkiye olarak bu döneme hazırlıksız yakalanmamız kardeş halklarla tanışmamızı uzun bir sürece dönüştürecekti. Sovyet dönemi kapanırken Rusya Federasyonu ile başlayan ilişkilerimiz ise farklı bir boyutta gelişiyordu. Ticari, sanayi ve kültürel alandaki olumlu gelişmelere rağmen siyasi anlamda birden çok sorun belirmişti. Önce Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Karabağ Savaşıyla gerilen ilişkiler Çeçenistan sorunuyla daha da büyüyordu. Sovyet mirası etnik sorunlar ,sınır anlaşmazlıkları gibi su yüzüne çıkan problemler 1990'lı yıllarda ilişkilerin düzelmesini engellemiştir.

2000'li yıllara gelindiğinde Rusyada Yeltsin dönemi kapanmış, Putin dönemi başlamıştı. Eski KGB ajanı , tavizsiz bir lider olan Vladimir Putin uzun iktidarı boyunca Sovyetlerin enkazından güçlü bir ülke yarattı. Rusya geldiği noktada ekonomi, insan hakları ve demokrasi olarak geri olsada askeri anlamda bölgesinde sözü geçen güçlü bir ülke. Türkiye ile ilişkiler yüzyıllardan bu yana olduğu gibi dalgalı seyrine devam ediyor. Trilyonluk ticari anlaşmalar ,gelişen turizm , öğrenci değişimleri , vatandaşlar arasında yapılan evlilikler , iki halkı tarihinde olmadığı kadar birbirine yakınlaştırmıştır. Buna rağmen Gürcistan krizi ve Ukrayna savaşı ilişkeleri son dönemde sarsan olaylar olmuştur.

Suriye savaşında Rusyanın Esadı desteklemesi ve bölgedeki etkin politikasıda Türkiye ile ilişkileri kötü anlamda etkilemiştir. 2014 uçak krizi ile ilişkilerin donma noktasına gelmesinin iki ülke içinde çok olumsuz sonuçları olmuştur. Rus tarafında Batı dünyasının uyguladığı yaptırımlarla ekonomi zora girerek ruble hızla değer kaybetmeye başlamış, Türkiye'de ise Putin'in seyahat yasağı turizmi çöküşün eşiğine getirmiştir.

 


2015'de Türkiye'nin AB ve ABD ile arasının bozulması Türk-Rus ilişkilerinin tekrar canlanmasına vesile olmuştur. Avrupaya sırtını dönen Türkiye , Rusya ve İranla anlaşarak Suriye barışı için önemli adım bir atmıştır. Rus büyükelçi suikasti ve Türk askerlerinin dost ateşiyle vurulması gibi olumsuz gelişmelere rağmen önümüzdeki dönem Türk-Rus ilişkilerinin daha da gelişeceği görülmektedir. Batı dünyasının kendinden görmeyerek yıllar boyunca tehdit olarak algıladığı bu iki ülke aynı zamanda geldiğimiz noktada birbirine ihtiyacı elzem olan ve Ortadoğudaki barışın teminatı iki ülkedir.

Rus lider Putin'in artık tek kutuplu dünyanın geride kaldığını belirten sözlerini abartı olarak değerlendiremeyiz. Rusya bugün askeri gücüyle Kafkasya ve Ortadoğunun vazgeçilmez oyuncusudur. Doğalgaz ,petrol ve yer altı kaynaklarıyla Avrupa ülkelerinin bile karşı çıkmaya çekindiği Rusya ile karşılıklı saygı çerçevesinde bir çok konuda ortak hareket edebiliriz. Gelişen Türk-Rus ilişkilerinin bölge barışına ve ülkemize çok büyük faydaları olacağı ise şüphesizdir. Umarım iki ülkenin siyasileri ve bürokratlarıda bu gerçeği göz ardı etmez, ilişkiler daha da gelişir ve iki ülke dostluk
içinde yaşar.
Ali Ekinciel

 


Etiketler:ali ekinciel
Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları