25. YILINDA TÜRKÎ CUMHURİYETLER

05.12.2016
Ali Ekinciel

25. YILINDA TÜRKİ CUMHURİYETLER

1991 yılı sonunda Orta Asya'daki kardeşlerimiz teker teker bağımsızlıklarına kavuşurken bizde en az onlar kadar heyecanlıydık. Yıllar süren esaretleri biten akrabalarımızla nihayet siyasi kültürel ve ekonomik alanda ilişkiler kurabilecektik. Sonuçta aradan 25 yıl geçti ve kardeş ülkelerimiz her alanda epey yol katettiler. Bu ay ki yazımda serbest piyasa ekonomisiyle dünyaya açılan ve bunun için sancılı süreçlerden geçmek zorunda kalan Türki Cumhuriyetlere değinmek istiyorum.

Sovyetler son nefesini verirken gemiyi terk eden ülkelere kendine yakın yöneticiler yerleştirmeyi ihmal etmedi. Bu yöneticilerden biride kardeş ülkemiz Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ayaz Muttalibovdu.
Bağımsızlığın ertesinde Rusyaya yakın izlenen politika ise Elçibey öncülüğündeki milliyetçi muhalefetin şiddetli eleştirilerine neden olmuştu. Bu çatışmanın Karabağ Savaşına denk gelmesi ise Azerbaycana çok pahalıya bağlı oldu ve topraklarının % 20 sini kaybetmesiyle sonuçlandı. Sonuçta bu kargaşa ve kaos içinden Azerbaycanı çıkaran tecrübesi ve zekasıyla büyük devlet adamı Haydar Aliyev oldu.
Bugünün Azerbaycanına bakarsak İlham Aliyev hem Rusya hem de Türkiye ile dengeyi kurabilen akıllı bir siyaset uygulamakta. Yönetimine yönelik eleştiriler hapishanedeki gazeteciler ve insan hakları ihlalleri üzerine. Aliyevin karşısındaki en büyük tehlike ise ülkedeki İran yanlısı radikal dinci örgütlenmeler. Doğal kaynaklarıyla gelecek vaad eden Azerbaycan için gelecek yıllarda bu iktidar mücadelesinin daha da şiddetlenmesi olası bir ihtimal.

Orta Asya steplerindeki bir diğer kardeş ülke Kırgızistan , 2010 yılındaki iç savaştan yıkılmadan çıkarak ayakta kalabildi. Önce ABD'ye yakın politikalar izleyen Kırgız yönetimi daha sonra büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak yönünü tekrar Rusya'ya çevirdi. Türki Cumhuriyetler arasında en demokratik yönetime sahip olan Kırgız kardeşlerimizin başlıca sorunları ise ekonomi ve Özbek azınlıkla yaşanan etnik sorunlar.

Hazar'ın kıyısındaki diğer bir akrabamız Türkmenistan , doğal zenginliklerine rağmen insan hakları ve demokrasi konusunda fakir kalmış bir ülke. Gerek Türkmenbaşı gerekse Berdimuhammedovun tek adam rejimleri süresince ülke , insan hakları konusunda dünya listesinin sonuncu sıralarından kurtulamadı. Türkmenistan'da bugün gaz, benzin gibi ihtiyaçlar ücretsiz dağıtılıyor. Ülkede internet ve özellikle sosyal medyanın yasaklı olması ise dış alanda itibar kaybına yol açmakta.

Nursultan Nazarbayevin ülkesi Kazakistan bölgenin ekonomik ve siyasi alandaki en güçlü ülkesi.
Sovyet tipi başkanlıkla yönetilen ülke 25 yıldır Nazarbayevin % 95'lerle kazandığı seçimlere sahne olmakta. Bu sert , tek adam yönetimine yer yer verilen tepkiler ise rejim tarafından bastırılmakta. Kısaca söylemek gerekirse Kazak halkı için iç huzur ve istikrar , hiç tanışmadıkları demokrasiden daha önemli bir yer tutmakta.

Son olarak Özbekistan'a gelirsek ; Uzun yıllar İslam Kerimov'un demir yumruğuyla yönetilen ülke Rusya yanlısı ve Türk Dünyasından uzak bir politika izledi. Rejim , içerdeki en büyük mücadelesini ise radikal dinci örgütlenmelere karşı verdi. Kerimov'un yolsuzluk, nepotizm ve polis devleti üzerine kurduğu yönetimi , şeriatçı örgütlenmelerle savaşını henüz bitirebilmiş değil. Bu haliyle ülkenin patlamaya hazır bir bomba olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Türki Cumhuriyetlerin son durumları hakkındaki kişisel yargım ise ; yıllar süren tek adam rejimleri ne kadar demokrasi dışı gözüksede karşılarındaki muhalefetin radikal gruplardan oluşutuğunu ve iktidara geldiklerinde bu ülkeleri Afganistan'a çevirebileceklerini unutmamız gerekiyor. Herşeye rağmen tüm bu akraba ve kardeşlerimizin , kederlerinin kederimiz , sevinçlerinin ise sevincimiz olduğunuda ayrıca belirtmek isterim. Bitirirken Türki Cumhuriyetlerimizin hepsi için barış , huzur ve refah diliyorum.

Ali Ekinciel

 

 




 


Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
Canlı Maç Sonuçları
HAVA DURUMU
KARS
ÖLÇEK E-GAZETE