DÜNYANIN SEÇİMİ

11.07.2016
Ali Ekinciel

DÜNYANIN SEÇİMİ

2008 yılında ABD başkanı George W. Bush koltuğunu bırakmaya hazırlanırken arkasında Afganistan ve Irak'ta bataklığa saplanmış bir ülke ve tüm dünyada ABD'den nefret eden kalabalıklar bırakıyordu. Birleşik Devletlerin 44.başkanlık seçimi böylesi bir atmosferde , ülkenin dünyada bozulan imajının ve ağır ekonomik krizin gölgesinde geçmekteydi. Dönemin oluşan kojektürü ise G.W. Bush'un geride bıraktığı bu enkazın kaldırılması için şahin politikaları bir yana bırakacak ve diplomasiye ağırlık verecek ılımlı bir adayın ortaya çıkarılmasını gerektirmişti. Bu gerçeğin farkında olan ABD'nin güçlü lobileri , sivil toplum kuruluşları ve güvenlik birimleri radikal bir karar alınması üzerinde anlaşarak ilk defa siyah bir başkan adayı üzerinde anlaştılar. Böylece ABD'nin dünyada sarsılan itibarını düzeltmek için , değişimi vaad eden siyahi aday Barack Obama büyük bir ittifakla yarışa dahil edilmiş oldu.

2008 Seçim kampanyalarında herşey beklenildilği gibi gerçekleşecekti. Barack Obama coşkulu bir kampanya dönemiyle önce kendi partisinden Hillary Clinton'u daha sonra Cumhuriyetçi John McCain'i saf dışı bırakarak ABD'nin ilk siyahi başkanı oldu. Obama'nın başkan seçilmesi tüm dünyada sevinçle karşılandı , hatırlanacağı üzerine ülkemizde de kurbanlar kesilerek kutlandı. George Bush'un başarısız politikalarından bıkan beyaz Amerikalıların siyahlara verdiği destekle zafere uzanan Barack Obama'nın beyaz saray serüveni ise uzun ve yorucu olacaktı.

Siyahi başkan kendisinden beklenildiği üzere dönemi boyunca diplomasi yolunu seçerek ABD'yi dünyayla barıştırma çabası verdi. İsrail'e rağmen İran'la yakınlaşma , Latino göçmenlere rağmen Küba'yla barışma hatta eski düşman Vietnam'la dahi geliştirilen ilişkiler döneminin önemli olayları arasında yer aldı. Afganistan ve Irak'tan asker çekilmesi , Libya'ya asker gönderilmemesi ,Bin Ladin'in öldürülmesi ise içerde Obama'ya ikinci dönemini kazanmasını sağlayan gelişmelerdi. Buna rağmen son yıllarda uygulanan pasif dış politika ülke içinde beyaz Amerikalılarda göreceli bir huzursuzluğa neden oldu. Özellikle Cumhuriyetçiler IŞID'a karşı etkin şekilde savaşılmadığı ve Suriye'de iplerin Rusların eline bırakıldığını öne sürerek Obama'ya son döneminde şiddetli bir muhalefet yürüttüler.

Son yıllarda Obama'ya karşı argümanları çoğalan Cumhuriyetçilerin 2016 seçim taktiklerini alt üst eden ise zengin iş adamı Donald Trump'ın aday olarak ortaya çıkması oldu. Aşırı ırkçı söylemleriyle medyada sıkça yer bulan Donald Trump , medyatikliğiyle diğer adayları bir bir yarış dışı bıraktı. Buna rağmen çoğu Cumhuriyetçi adayın ve eski başkanların dahi desteklemediği Donald Trump , kendi partisinin muhalefetine rağmen ön seçimlerden zaferle çıktı. Yelpazenin diğer tarafı Demokrat partide ise kıran kırana bir yarış gerçekleşti. Gençlerin sevgilisi , yaşlı Sosyalist amca Bernie Sanders rakibi yılların eskitemediği Hillary Clinton'a kıl payı kaybetti. Buna rağmen Bernie Sanders geçen ay yaptığı açıklamada Trump'a karşı Hillary'i destekleyeceği sözünü vererek demokrat kitlelerin bir kez daha gönlünü kazandı. Sonuçta ortaya çıkan manzarada zengin , sivri dilli , itici iş adamı Donald Trump'a karşı 30 yıllık devlet tecrübesiyle ABD'nin ilk kadın başkanı olmak isteyen Hillary Clinton'ın yarışını izleyeceğiz.

Kasım ayında belli olacak yarışı etkileyebilecek bazı dış faktörlerde mevcut. Tahminimce şansı daha az gözüken milyarder Trump'ın oylarını yükseltebilmesi için iki olgunun gerçekleşmesi gerekiyor. Bunlardan ilki Rusya lideri Putin'in atacağı adımlara bağlı. Eğer Rusya ,Ukrayna'da savaşı kızıştırır ya da Avrupa'da ve Ortadoğu'da yayılmacı politikalar izlerse ABD kamuoyu aşırılığına rağmen Trump'a yönelebilir. Diğer bir ihtimal ise IŞID veya El-kaidenin ABD'de infial yaratacak kitlesel bir terör olayına imza atmaları halinde İslamofobiyi yükselterek oyların Trump'a akmasına neden olması. Bu iki ihtimal gerçekleşmez ve bugünkü gibi bir ortamda seçime girilir ise Hillary Clinton devlet tecrübesi ve kadın olmasının avantajıyla ipi rahatlıkla gögüsleyecektir. Kadın olmasıyla diyorum çünkü ABD nin ilk kadın başkanı olacak olması tarihi açıdan Amerikalı seçmenler için çok önemli bir sembolik anlam taşımakta. Amerikalı kadınların , beyazların , göçmenlerin , latinoların , sosyalistlerin Trump'a karşı Hillary'inin safında birleşecekleride su götürmez bir gerçek olarak görülmekte. Son olarak ABD güvenlik birimlerinin Trump'ın seçilmesi halinde dış politikadan ciddi endişe duymaları , milyarder iş adamını bir milli güvenlik sorunu haline getirerek şansını azaltmakta.

Kısaca Avrupa Birliğinin geleceği sorunu , İngilizlerin belirsiz durumları , Ortadoğudaki istikrarsızlık ve gün aşırı dünyayı kana bulayan IŞID terörünün tırmandığı bu günlerde , ABD seçimleri tüm dünyayı etkileyecek sonuçlar doğuracaktır. Bu bağlamda ABD seçimlerine dünyanın seçimi demek de yanlış olmayacaktır.

Ali Ekinciel


Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları