SERHAT ŞEHRİMİZ ´KARS´

01.06.2016
Ali Ekinciel

SERHAT ŞEHRİMİZ "KARS"

Soğuk ve güzel şehrimiz Kars'ın yaşının tarih öncesi dönemlerden Tunç çağına kadar dayandığını son dönemde yapılan arkeolojik kazılardan öğrenmiş bulunuyoruz. İnsanlık tarihi kadar eski şehrimizin isminin doğuşu ise iki rivayete dayanıyor. Birincisi , Kaşgarlı Mahmut'un eserlerinde söz ettiği Karsak derisinden güzel bir kürk yapılan bozkır tilkisi. İkinci rivayet ise Kafkasların kuzeyinden gelen Bulgar Türklerinin bölgede yaşamış boyu "Karsak Oymağı" dır. Bunların yanı sıra bölgenin isminin Gürcü ve Ermeni tarih kayıtlarında da "Ghars veya Kars" şeklinde geçtiği dikkat çeker.

Serhat şehrimizde yazılı tarihin başlangıcı ise Urartularla birlikte gerçekleşmiştir. M.Ö 550 yılında Urartuları yıkan zamanın Pers imparatorluğu Kars'ı 18 eyaletinden birisi yaparak uzun yıllar vergiye tabii tutmuştur. Perslerin ardından ise bölge sırasıyla Arakslar ,Tigrenler ve Sasanilerin eline geçmiştir. Kars bu dönemde ticaret için önemli bir geçiş noktası olmuş ve tarihi Ani Harabelerinin temelleri bu dönemde atılmıştır. Yine bu dönemde bölgedeki kozmopolitik yapı günümüze kadar uzanacak olan çok kültürlü bir etnik coğrafyanın başlangıcını oluşturmuştur. Bölgenin İslamla tanışması ise Hz.Osman'ın halifeliğinde Arap ordularının şehri ele almasıyla gerçekleşmiş olsa da bölge halkı Selçukluların fethine kadar Hırıstiyan olarak kalmıştır. Anadoluda uzun yıllar süren karışıklık süresince şehir ,Arap ,Bağrati ,Bizanslılar arasında sürekli el değiştirmiş sonunda Malazgirt Savaşıyla tekrar Türk yönetiminde kalmıştır. Bu uzun el değiştirme dönemiyle ilgili unutulmaması gereken en önemli bilgi ise Kars'ın ev sahibi olduğu tüm devletlerin başkentliğini yapmış olmasıdır.

Kentin en önemli sembolü olan Kars Kalesi de yine bu dönemde Selçuklular tarafından yapılmıştır. Selçuklu mimarisini Ani Harabelerinde de görmekteyiz. Bu imar yıllarından sonra taht kavgalarıyla çöküşe geçen Selçuklu Devleti ,Moğollar tarafından yıkıldığında Anadolu için felaketin kapısı aralanmıştır. Anadolu halkını kılıçtan geçiren , şehirleri yakıp yıkan Moğol istilasından şehrimiz Kars'ta nasibini almış , çok sayıda insanını kaybetmiş ve Kalesi enkaza çevrilmiştir. Serhat kentimizin tarihindeki ikinci imar yılları ise Osmanlı döneminde gerçekleşmiştir. Sultan Süleymanın torunu olan padişah III.Murad döneminde Kars kalesi onarılıp tekrar hayat bulmuştur. Bu dönemde Lala Mustafa Paşa tarafından Kars'a ayrı bir önem verilmiş ve Taş köprü gibi bir çok eser yaptırılmıştır.

Kentimizin makus kaderi ise Osmanlı İmparatorluğu zamanında da değişmemiş ve kent yüzyıllar boyunca İran-Rusya ve Osmanlılar arasında sürekli el değiştirmiştir. Bölgede gerçekleşen en önemli olaylardan biri 93 harbi dediğimiz 1877-78 savaşlarında 40 yıl süren Rus yönetimidir. Bu uzun işgal yıllarında şehrin altyapısı tamamlanmış, Arnavut taşlı birbirini dik kesen sokakları ve Baltık tarzı taş evleriyle Kars bugünkü görünümünü almıştır. İşgalin diğer sonucu ise Aşık Şenlik gibi ustaların eserlerinde kahramanlık destanları olarak vücut bulan aşıklık geleneği olmuştur.

Serhat şehrimiz için ilk dönüm noktası ise 1917 yılında Bolşevik ihtilanin gerçekleşip , Rusyanın bölgeden çekilmesiyle yaşanmıştır. Osmanlı ve Rus imparatorlukları çökerken bölgede yaşanan otorite boşluğunda Türk-İslam ahalisi kendi kaderini çizmeyi denemiştir. Bölgede kurulan Kars İslam Şurası daha sonra adını Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti adıyla yeni bir devlete bırakmıştır. Ne var ki bölgede ki İngiliz güçleri Kars ahalisinin kendi imkanlarıyla kurdukları bu devlete bir kaç ay ses çıkarmamış daha sonra ise meclisini işgal ederek son vermişlerdir. İngiliz darbesiyle Kars'a atanan Ermeni valisinin Kars'ta ki hükmü ise bir yıl sürmüştür.

1919 yılında ordusuyla Kars'ta terör estiren Ermeni komutan Osebyan , Subatan gibi bir çok köyde Türk ahaliye karşı korkunç katliamlar gerçekleştirdi. Benim gibi birçok insanın dedeleri , ataları bu dönemde Ermeni baskınlarında can vermişlerdir. Bu zor yıllarda şehrimizin kaderi ise ülkemizin kaderinde vücut bulmuş ve Kurtuluş mücadelemizin ilk savaşı memleketimizde verilmiştir. Mustafa Kemal'in meclisinin emriyle Kars'a yürüyen garbın kudretli paşası Kazım Karabekir , Kars'ı adım adım Ermenilerden temizleyerek , Kaleye yıllar sonra tekrar Türk bayrağını çekmiş ve şehrin kurtarıcısı olmuştur.

Serhat şehrimizin bu uzun ve köklü geçmişini kısaca toparlarsak , tarihi boyunca elden ele geçmiş , vazgeçilemeyen Kars şehri geçirdiği değişimler sonucu olarak çok kimlikli bir yapıya kavuşmuştur. Bu kozmopolitik yapı ise kaçınılmaz olarak halklar arasında bir hoşgörü köprüsü oluşturmuştur. 1960'larda Rus Malakanlarının göç etmesiyle renklerinden birini kaybetsede şehrimiz halen Azeri ,Yerli ,Terekeme ,Kürt gibi birçok etnik unsuruyla barış içinde bir arada yaşamaktadır. Yazıma son verirken güzel kentimiz için daha çok yatırım ve güzel yarınlar diliyorum

 


Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları
HAVA DURUMU
KARS
ÖLÇEK E-GAZETE