PERDE ARKASINDA Kİ KARARTI

18.05.2016
Emine Şıh

PERDE ARKASINDA Kİ KARARTI

Jeremy Bentham’ın 1785 yılındı Ponopticon adını koyduğu hapishane modeli küreselleşen dünya etkisinin minyatür hali gibidir.

Bentham’ın oluşturduğu bu kurguda bir kule etrafında daire şeklinde ki hücreler ve bu hücrelerde ki suçlular orda hep bir gardiyanın olduğunu düşünerek kendilerini ıslah etme çabası içine gireceklerdir. Fakat hiçbir zaman gerçekte onları izleyen birinin varlığından habersiz olacaklardır. Böylelikle devasa bir hapishanede gözetim ve denetim kolaylaşacaktır.

Pek çok düşünür bu konu üzerine düşünmüş ve bu durumu somutlaştırmışlardır. Hapishaneler neden doğmuştu. Aslında temelinde çevrede ki aykırı sayılan tüm insanlar bu ve benzeri yerlere kapatılarak iktidarı tehdit edecek her şey kontrol altına alınmış olacaktı. İktidar artık öldürmek yerine bu gibi kapatma yöntemlerle insanları iyileştirecek ve gözetim altında tutulan bireyler daha az suç işleyecektir. En güzel örneklemesi iktidarın insanlar üzerinde ki etkisi. Nasıl etki ve gözetim yaratır bir iktidar? Gelişen teknoloji, kameralar, internet ve sosyal medya araçları…İktidar ve toplum baskısı sebebiyle kişiler kültüre aykırı ya da iktidarın zıttı düşünceleri bastırmak veya gizlemek zorunda kalırlar. Eğer aykırı davranış sergileyen bir birey ortaya çıkarsa da kolaylıkla bir cezai yöntemle bastırılabilecektir. Ponopticonu örnek alarak yazılan 1984 (George Orwell) adlı kitapta iktidarın bu gözetim yöntemi sayesinde toplumu istediği şekle büründürebileceği bir distopya kurgusu yazılmıştır. Aslında 1948 yılında yazılan kitap günümüz de daha modern şekillerle ve daha az baskıyla sergilenmektedir.

Çevre, şehir, komşular, arkadaşlar aslında bu gözetim şeklinde ki gardiyanlar gibidir. Çoğu zaman duyulan sözler ve kişiyi yargılayan gözler etrafında yaşamaktayız. Ve bu çevre olayı sebebiyle birinin bizi görüp görmediğine bakmaksızın toplum dışı hareket etmekten kaçınmaktayız. İronik bir şekilde birilerinin bizi hep gözetlediğini biliriz. Bir diğeri sosyal medya, yeni komşumuz, her şey paylaşılıp konuşulur hale geldiğinden bu yana belki de olduğumuzdan farklı görülme çabası içine girmek zorunda kaldığımız küresel alanın baskıcı tarafı. Kendimizi nasıl göstermek istiyorsak o şekilde konuşup bir davranış sergilediğimiz sanal dünya. Özgürlüğün olmadığı fakat bizim kendimizi en özgür hissettiğimiz çevre. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz sözü ise sanal dünya dumanın yeni dumanlama şeklidir.
Akıllara gelen soru ise özel hayat kavramı bitti mi?
Ve artık gerçekten özgür bireyler miyiz?

 


Emre Süel Hicbirsey anlasilmiyor 20.06.2019 16:00:00
Anlamıyorum hicbirsey
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları
HAVA DURUMU
KARS
ÖLÇEK E-GAZETE