KADINA YÖNELİK ŞİDDET

26.11.2015
Serap Çetin Çağatay

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Değerli okurlarım bu günkü yazımda kadına yönelik şiddette değinmek istedim.

Sizlerle bazı verileri paylaşmak istiyorum. Adalet Bakanlığı, Mağdur Hakları Daire Başkanlığı "Kadına Yönelik Şiddet, Adli Süreçte Mağdur Kadının Korunması ve Çözüm Önerileri" başlıklı bir rapor hazırladı.

Raporda şiddet, taciz ve tecavüz olaylarında saldırgandan çok mağdurların sorgulandığına işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kadının cilveli saat sorarak, dar pantolon ve dekolte giyerek hatta gece sokağa çıkarak erkeği tahrik ettiği düşünülebilmektedir. Bu düşünceye göre; kadın özellikle cinsel suçlarda otomatikman bir tahrik objesidir ve her haliyle tahrik potansiyeli taşımaktadır. Cinsel saldırının mağduru olan kadının davranışları, çekiciliği, geçmişi, cinsel suç failleri tarafından savunma aracı olarak kullanılmaktadır. Mahkemeler de bu savunmaları çoğu zaman dikkate alarak haksız tahrik hükmünün uygulanmasına gerekçe yapmaktadır deniliyor.. Değerli okurlar bir yandan Bakanlık böyle bir rapor hazırlarken diğer yandan Mahkemelerde tahrik ve iyi hal indirimi yapmaktadır bu durumda Türkiye de taciz kadın ölümleri azalmaz ya da bitmez kadının giyimi hal hareketi tahrik unsuru ise Erkekler daha bakımlı giydiği zaman Kadınlar tarafından rahatsızımı ediliyor bu zihniyette devam edersek Türkiye de ne kadına şiddet biter ne de taciz bazen eskide var olan kültürümüzü de özlüyorum toplum daha çok bir birine saygı duyardı eşlerin bir birine tutumu daha sadakatli idi modernleşmeğe çalışırken iletişimimizi mi unutuyoruz acaba hayatımızı birleştirdiğimiz kişilerle iletişimimi kuramıyoruz örneğin boşanma davalarında Adalet Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 2006 yılında 4 bin 864 olan kadına şiddet davası, 9 yılda inanılmaz bir artış gösterdi.

Kadına yönelik şiddette yaşanan felaketi gösteren sayılara göre, 9 yılda 4 bin 864'ten 187 bin 621'e yükseldi. Verilere göre, 2006 yılında 4 bin 864 olan açılan dava sayısı 2007 yılında 2 bin 831'e, 2008'de 27 bin 38'e, 2009'da 37 bin 836'ya, 2010'da 44 bin 370e, 2011'de 57 bin 692'ye, 2010'de 139 bin 31'e, 2013'te 176 bin 478'e ve son olarak 2014'te 187 bin 621'e şeklinde artış gösterdi. Davaların 138 bin 84'ü kabul edildi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Tülay Çelikyürek, dosya sayılarında yaşanan son derece yüksek artışını şöyle yorumladı: "Bu rakamlar ülkedeki şiddeti gösteriyor.

Kanunlar kadın korunuyor gibi görünüyor ancak korunmuyor diye de açıklama da bulunmuştur, bu durumda toplumdaki ruhsal sağlığı yerinde olan kaç çocuk yetiştire biliriz ki. Bu haftaki yazımı sonlandırırken hoş görü ve mutluluk dolu günler diliyorum.

Serap ÇAĞATAY


Özlem ÇETİN Yorum Başlığı 11/20/2028 3:00:00 PM
Erkek Egemenliğinin (kaba kuvvetin) hüküm sürdüğü bir Ülkede güç bakımından zayıf ve güçsüz olan kadınların giyimi ile basiretsizliklerini sergileyen kendilerini haklı kılan ve yasalarında bu anlamda en az basiretsiz erkekler kadar yandaş olan bir savunma gerekçesidir kadının giyimi ve tahrik dillendirmeleri. Giyim kuşam uçkur duşkünü erkekleri taciz ve çeşitli kıyım yolu ile erkekleri haklı çıkarmaz. Veriler düzmece olmayıp bu yazıları okuyan memlekette erkek okurlar gereklidir..Saygılarımla.
Dr Tülay Sulu Biçim e Önem Veren Toplumlar , Değersizdir Ve Nihilist dir 11/20/2028 3:00:00 PM
Günümüzde ,,Anlamın Değerlerin Sıra Almadığı Biçimselliğin Ön Planda Olması İle, Kadınlar Özgürlük adına Sınırları silerek ya da Biçimselliği Öne Alarak Erkekler Biçimsellik İle Kadına Yaklaşarak Toplum Değerlerin Arka Planda Olması İle,Değerli Bir Toplum Oluşturulamaz.. Değerleri Olmayan Anlamı Yitirmiş Biçimsellik aydın Oluşta veya Yobazlarda,, ,,,Ölçü Görülürse,Ortaya Tüketim Toplumu Çıkacaktır.. Kof Toplum.. Ben Hiçim Edebiyatı Ve Hint Felsefesine Uyan sen tanrısın da Demeye Kadar Giden Pozitivist Yaşam........Değersiz Olan,, Biçimci Toplumlar tüketici Ve Aslında,,---Nihilist Toplumlardır----Tüketirler Herşeyi Kadınını erkeğini de Çocuğunu da.......Buyüzden, Kadın ve Erkek te Biçimcidir, Kadın Ve Erkek olmak ta önemsizdir.
Ad Soyad Yorum Başlığı 3/20/2008 4:00:00 PM
Kadına en yüce değeri, yine onu yaratan yüce mevla vermiş ve onu kutsal kitabındaki ayetleri ile koruma altına almıştır. Ona asla yük yüklememiş, eziyet edilmesine asla izin vermemiş ve kadını yüceltmiştir yüce yaradan. Ama ne hikmetse bu ayetlet, pek kaale alınmamış, kadın taşıyamıyacağı yük ve eziyetlere maruz kalmıştır ve bunuda ona yine en yakınları olan eşi , babası vede ailesi yapmıştır. Gelelim yasalarımıza, değişmesi gereken maddeler arasında kadına şiddetin en ağır biçimde cezalandırılması maddesi gerekmektir. Ama şu demek değildirki, her kadın bu maddeler ardına sığınıpta fütürsuz davranıp karşısındakinide şiddete meylettirecek davranışlarda bulunabilir şeklinde anlaşılmamalıdır...velhasıl, yasaya ihtiyaç duymadan herkes insan olmayı öğrenecek öncelikle.. Kadın erkek bir elmayı tamamlayan olmalı... Gül
Ad Soyad Yorum Başlığı 3/20/2008 4:00:00 PM
Kadına en yüce değeri, yine onu yaratan yüce mevla vermiş ve onu kutsal kitabındaki ayetleri ile koruma altına almıştır. Ona asla yük yüklememiş, eziyet edilmesine asla izin vermemiş ve kadını yüceltmiştir yüce yaradan. Ama ne hikmetse bu ayetlet, pek kaale alınmamış, kadın taşıyamıyacağı yük ve eziyetlere maruz kalmıştır ve bunuda ona yine en yakınları olan eşi , babası vede ailesi yapmıştır. Gelelim yasalarımıza, değişmesi gereken maddeler arasında kadına şiddetin en ağır biçimde cezalandırılması maddesi gerekmektir. Ama şu demek değildirki, her kadın bu maddeler ardına sığınıpta fütürsuz davranıp karşısındakinide şiddete meylettirecek davranışlarda bulunabilir şeklinde anlaşılmamalıdır...velhasıl, yasaya ihtiyaç duymadan herkes insan olmayı öğrenecek öncelikle.. Kadın erkek bir elmayı tamamlayan olmalı... Gül
Ad Soyad Yorum Başlığı 3/20/2008 4:00:00 PM
Kadına en yüce değeri, yine onu yaratan yüce mevla vermiş ve onu kutsal kitabındaki ayetleri ile koruma altına almıştır. Ona asla yük yüklememiş, eziyet edilmesine asla izin vermemiş ve kadını yüceltmiştir yüce yaradan. Ama ne hikmetse bu ayetlet, pek kaale alınmamış, kadın taşıyamıyacağı yük ve eziyetlere maruz kalmıştır ve bunuda ona yine en yakınları olan eşi , babası vede ailesi yapmıştır. Gelelim yasalarımıza, değişmesi gereken maddeler arasında kadına şiddetin en ağır biçimde cezalandırılması maddesi gerekmektir. Ama şu demek değildirki, her kadın bu maddeler ardına sığınıpta fütürsuz davranıp karşısındakinide şiddete meylettirecek davranışlarda bulunabilir şeklinde anlaşılmamalıdır...velhasıl, yasaya ihtiyaç duymadan herkes insan olmayı öğrenecek öncelikle.. Kadın erkek bir elmayı tamamlayan olmalı... Gül
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları