KÜRESEL TERÖRİZM

14.11.2015
Ali Ekinciel

Çağımızın belası : Küresel Terörizm

Terör kelimesi tam anlamıyla halkı yıldırıp , korkutarak istediklerini yaptırmaktır. İnsanoğlunun terör kelimesiyle tanışması Fransız ihtilalinden sonra başladıysa da , yüzyıllar öncede bu olgunun var olduğunu biliyoruz. Suikast kelimesinin doğuşuna sebep olan Hasan Sabbah'ın haşhaşilerinin ilk terör örgütü olduğunu söyleyebiliriz. Fedailerine haşhaş içirerek kurbanlarının uykularında boğazını kesen haşhaşilerin açtığı yoldan yüzlerce yılda bir sürü terör örgütü geçti.

Birinci Dünya Savaşına kadar bireysel eylemlerle kendini gösteren terör daha sonraki yıllarda organize suç örgütleriyle vücut bulmuştur. İlk dünya savaşının başlamasına neden olan Avusturya-Macaristan kralı Ferdinand'ın öldürülmesiyle başlayan süreç daha sonraki yıllarda birçok devlet adamının kaderi olacaktı. Barışçı Hindu lider Gandi , Amerikanın en sevilen başkanı Kenedy , İsveç'in barışsever lideri Olof Palme , Mısırın Nobel barış ödüllü devlet başkanı Enver Sedat... Öldürülen bu liderlere bakıldığında terörün asıl hedefinin insanları birbirine yakınlaştıran , huzur ortamı sağlama çabasındaki devlet adamları olduğu rahatlıkla görülebilir.


Terörün bir diğer darbesi ise mazlum milletlerin haklı özgürlük taleplerine olmuştur. İngiltereden ayrılmak isteyen İrlanda , İspanyada haklarını savunan Katalanlar , Ruslara yüzyıllarca direnen Çeçenler , Kolombiyadaki devrimci gerilla hareketi FARC... Tüm bu hareketler karşılarındaki güçlü ülkelerle yaptıkları savaşı sürdüremeyip politik mücadele yerine terörü tercih ederek arkalarındaki kamuoyu desteğini kaybetmişlerdir. Terörün çıkış noktasına baktığımızda ise yüzyılımızın başında radikal sol , Markist-Leninist gruplarla başlayan sürecin 90'lı yılların başında radikal dincilik kisvesine büründüğünü görürüz.Bu tespiti komunizmin çöküşüyle birlikte Kızıl Tugaylar , Asala ve benzerlerinin yerlerini El-kaide , Boko haram ve IŞİD'e bıraktığına dayandırabiliriz.

Bugün küresel terör birçok ülkeyi kana bulamış paramparça etmektedir. Çoğu Orta Doğu ve Afrika ülkesi bu belayla yaşarken gelişmiş Batı ülkeleri kendilerini de sarmaya başlayan bu ateşin ciddiyetini yeni yeni anlamaya başladılar. İnsanoğlu geldiği bu kritik kavşakta artık bir yol ayrımındadır.Terörle tam mücadele ya da teslimiyet... Eğer devletler düşmanlarını yok etme uğruna terörü kullanma yolundan vazgeçmezlerse eninde sonunda yarattıkları canavar kendilerine dönecektir. Amerikanın silahlandırdığı ve daha sonra kendisini vurduğu Bin Ladin deneyiminden yola çıkarsak tek varacağımız sonuç cebinde akrep taşıyanın sonucuna katlanacağıdır. Terörle mücadele konusunda kimsenin unutmaması gereken gerçek ise bu korkunç olgunun bir bumerang olduğu ve sonunda fırlatan ele geri döneceğidir.

Ülkemizinde 30 yıla aşkın savaş verdiği bu illetten kurtuluşunun tek yolunun müzakere değil mücadele olduğu kanısındayım. Zira bir silahlı örgütle yapılan ateşkes ve anlaşmaların o gruba yeniden silahlanmak için zaman kazandırmaktan başka bir işe yaramayacağını düşünmekteyim. Bu yüzden de terörü bitirmek için tek çözümün silahlı örgütü yok ederek , temsilcilerini demokrasi yoluna çekmek olduğunu düşünmekteyim. Sona ermiş olan İspanyadaki ETA ve İngilteredeki IRA deneyimide bize bu yolun en doğru yol olduğunu söylemektedir. Bu ay ki yazıma noktayı koyarken tüm insanlığa terörsüz yarınlar diliyorum.
Ali Ekinciel

 


Etiketler:ali ekinciel
Turan Çetin Yorum Başlığı 20.11.2015 15:00:00
Terörün zirve yaptığı bu günlerde yerinde tespitler olmuş. Elinize sağlık.
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları
HAVA DURUMU
KARS
ÖLÇEK E-GAZETE