GEL DE ÇILDIRMA?

05.10.2015
Erkan KARAGÖZ

ÇILDIR GÖLÜ İMARA AÇILACAKMIŞ! GEL DE ÇILDIRMA?

 

Bundan bir- iki ay kadar önce, 16. Uluslarası Çıldır Göl Festivali ve Aşık Şenlik paneli için İstanbul’da bulunan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, Çıldır göl festivali öncesi yapılan bir toplantıda “Sizlere bir müjde vereyim,” demişti, büyük bir heyecanla, “Çıldır Gölü imara açılıyor! “

Toplantıda benimle birlikte bulunan birkaç kişi ki; bunlardan biri de yönetmen Reis Çelik di; önce söylenenleri anlayamamanın, sonra neden sevinmemiz gerektiğini anlayamıyor olmanın verdiği bir şaşkınlıkla bir süre kalakaldık. Söz bize geldiğinde, böyle bir kararın nesine sevinmemiz gerektiğini sorduk. “Bu sevinilecek değil, insanı irkiltecek bir karardır.” Dedik. Doğrusu bir an, bunun Belediye Başkanının temennisi olduğunu düşünmüştük.
Öyle değilmiş. Yaptığım kısa bir araştırma sonunda, hiçbir şeyden habersiz yetkililerin, resmi zevatın bu konuda toplantılar bile yaptığını öğrendim. E, imam- cemaat meselesi; Belediye başkanı da yapılan toplantılardan bir sonuç çıkarmış; bunu da kamuoyuyla olduğu gibi, bizimle de paylaşmış,
İnternette yaptığım kısa bir taramada bu konuya ilişkin ciddi ciddi demeçler verildiğini, adımlar atıldığını gördüm.
Bir kısmını sizlerle de paylaşmak için buraya kısaltarak aktarıyorum.

“Çıldır gölünde ki turizm değerlerini ortaya çıkarmak ve potansiyelleri değerlendirmek amacıyla Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) koordinesinde toplantı gerçekleştirildi. Yalnızçam Oteli’nde ki toplantıya Vali Ahmet Deniz, Kars Valisi Günay Özdemir, Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, Kars Vali Yardımcısı Akif Pektaş, Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, Arpaçay Kaymakamı Faruk Erdem, Arpaçay Belediye Başkanı Erçetin Altay, SERKA Genel Sekreteri Doç.Dr. Hüsnü Kapu, Kars ve Ardahan İl Genel Meclisi başkan ve üyeleri, ilgili kurum müdürleri ile Çıldır Gölü çevresinde bulunan köylerin muhtarları katıldı.
Toplantıda, Ardahan ve Kars illerine sınırı olan Çıldır gölünde ki yoğun turizm potansiyelini değerlendirmek anlamında nelerin yapılabileceği, gölü turizm faaliyetlerine yönelik imara açmanın getireceği sorumluluklar ve doğal yapısının korunması için alınması gereken tedbirler görüşüldü.
Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, Çıldır gölünde bütün mevsimlerde yoğun bir turizm hareketliliğinin yaşandığı, göl çevresinde turizm odaklı işletme ve tesislerin kurulmasıyla birlikte bu hareketliliğin maksimum düzeye ulaşacağı belirtildi.
Toplantıda ayrıca, Çıldır gölünün imara açıldığı takdirde çevresinde kurulacak olan tesisler sayesinde çok kısa bir vade içerisinde bölgenin kalkınmasında önemli rol oynayacağı, böylece Ardahan ve Kars illerinin turizm faaliyetleri anlamında Türkiye’de önemli bir konuma yükseleceği ifade edildi. Karşılıklı soru cevaplar ve fikir alışverişiyle devam eden toplantı sonunda Çıldır gölünde yatırımların yönlendirilmesi ve sosyo-ekonomik katkı sağlanmasına yönelik projelerin uygulanabilmesi için Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından hazırlık çalışmalarının yürütüleceği, ilgili kurumların işbirliğinde ise bir alt komisyonun kurularak hazırlık çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.”
Beyler, kusura bakmayın ama; orada durun bakalım!
Çıldır gölü, Orman ve Su işleri bakanlığının çalışmalarına göre, “Ulusal Öneme Sahip Sulak Alanlar “ listesindeki 20 alan arasında 6. Sırada.Bu kadar önemli! Bu yaptığınız toplantıdan Orman Bakanlığının 13. Bölge müdürlüğü yetkililerinin haberi var mı?

Bakın Orman ve Su işleri Bakanlığının 13. Bölge Müdürlüğünün sitesinde Çıldır Gölü hakkında neler yazılıyor:

“Van Gölü’nden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölü olan bu tatlı su gölünün maksimum alanı 12.350 km2’dir….Gölün sadece kuzey batısında, gölden bir seddeyle ayrılan geniş bataklık ve ıslak çayırlar bulunur. Bu setin üzerinden yol geçirilmiştir. Setle ayrılan bataklık ve çayırlar kuşların özellikle konakladığı ve yavruladığı alanlardır…. Göldeki dört adadan en büyüğü Akçakale’deki harabelerin yakınında yer alır. Adaların tümü bodur çalılıklarla kaplıdır… Alan Angıt ve Van Gölü martısı ile özel koruma alanı statüsü kazanmıştır. 86 kuş türü, 9 memeli ve 11 sürüngen ve 15 balık türü tespit edilmiştir. Kadife ördek ve dik kuyruk en önemli kuş türlerindendir. Geçmişte Pelikan türleri adalarda kuluçkaya yatıyorlardı. Alanda, yakın dönemde ak pelikan, ender olarak da tepeli pelikan gözlenmiş olmasına karşın, bunların yeniden üreyip üremedikleri henüz anlaşılamamıştır. Bu pelikanların Aktaş Gölü’ndeki kolonilerine ait kuşlar oldukları düşünülmektedir. Kadife ördek büyük olasılıkla üreyen bir türdür.” Dedikten sonra , “Başlıca Tehdit ve Sorunlar” alt başlığı altında, açıkça,
“Göldeki küçük adalara insan çıkışının, üreyen kuşlarda rahatsızlık yarattığı, bu nedenle pelikanların alanda artık üremedikleri tahmin edilmektedir. Akçakale’deki turizm etkinlikleri (örneğin süren otel inşaatı gibi) dikkatli bir şekilde planlanmalıdır.” Demektedir.( Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü)
Daha ne desinler?
Bütün bunlardan bi-haberler de, Çıldır gölünü kıyılarını imara açmaktan, sözüm ona böylelikle turizme kazandırmaktan dem vuruyorlar. Kamudakiler böyle söyler de, seçilmişler durur mu?
“Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu ve Çıldır esnafının katıldığı (toplantıda başkan) “Neye mal olursa olsun ilçemizin olmazsa olmazı olan Çıldır Gölünü muhakkak imara açacağız. Çıldır gölümüzde her yıl yapılan yaz ve kış festivallerini daha görkemli ve amacına uygun şekilde icra edeceğiz. Bu yıl olmasa ile önümüzdeki yıl gerekirse yaz festivalimizden kısıp kışın yapmış olduğumuz buz festivalimizi daha görkemli yapmak için çalışacağız. Çünkü ülkemizde sadece göl üzerinde festivali yapılan tek göle sahibiz. Bunu daha geliştirmek ve gerek ilçemizin tanıtımı gerekse yerli ve yabancı turistleri ilçemize çekmek için kış festivalimize daha büyük ağırlık vereceğiz.” Demiş.
Lelem, Allahın kıyameti Çıldır gölünün başına mı koptu? O olmasını istediğiniz, sözünü ettiğiniz tesislerin Çıldır gölünün on dakika uzağındaki Çıldır ilçesine yapılmasının ne sakıncası var? Yeter ki siz yatırım yapacak babayiğidi bulun. Turizmden para kazanılır.
Çıldır gölünden para kazanmak için ille de gölün içine s…, Kıyısına, kenarına binalar kondurulması gerekmiyor. Ciddi bir potansiyeli ve geleceği olan gölün tek ve temel eksiği, gölün imara açılması değildir. Tek eksik, bölgeye yatırım yapacak işadamlarıdır.

Belediye başkanına sorarsanız, bu neye mal olursa olsun hayata geçirilmesi gereken bir hedef. “Neye mal olursa olsun ilçemizin olmazsa olmazı olan Çıldır Gölünü muhakkak imara açacağız. Diyor.”
Neye mal olacağı belli de, bilmezlikten geliyorsunuz: Ben size neye mal olacağını söyleyeyim:
1- Tuvalet ve her türlü temizlik kültüründen yoksun paralı zenginlerin para getireceğini umarak, gölün kenarlarına açılacak doğa katili turistik tesislerin getireceği paraya karşılık, geri dönülmez bir biçimde kirlenen, kirletilen, İnsan dışkısına, plastik atığa, kimyasal temizleyicilerin; şampuandan deterjana duş Jeli’ne, yer temizleyicilerine… Kadar aklınıza gelen her türüyle dolu bir göle mal olacaktır.
2- Bugün hiçbir doğru dürüst yüzey araştırması yapılmayan, ancak sarhoşların üzerinde kadeh tokuşturduğu önemli Urartu kentlerinin etrafında sıralandığı, Kalaça, Ağca kala, Sengerkale, Taşköprü ve Magaltu kentinin kalıntılarının bulunduğu, tarih açısından da el değmemiş olan bu göle yapılacak en büyük kötülüğü yapmış olacaksınız.
Tarihe böyle geçecekseniz, o da sizin bileceğiniz şey!

Yeri gelmişken; artık şu “Göl Festivali”ne de bir son verilsin. Benzersiz tarih zenginliğiyle dolu Akçakale de yapılan şenliği kaldırın, götürün başka bir yere. Bunu Çıldır merkezde yapsak, daha iyi olmaz mı? Adı göl festivali de ne olmuş? Festivale gelenler, gölde yüzme yarışmaları, kayık -kano yarışmaları, balık tutma etkinlikleri düzenliyorlar da benim mi haberim yok? Hepimiz dönüyoruz sırtımızı göle, feselli, pişi, kete yiyip, çalgılı- çengili eğleniyoruz.
Festivalden sonra da ada’yı ne kadar temizleseniz de boş! Buyurun gidin gölün kıyısına, on adımda bir pet şişeye, naylon torbaya rastlarsınız. Urartular atmadı ya bunları?
Gelin bu vesileye festival alanını ilçemiz merkezine taşıyalım, Zaten gölün çevresindeki birçok köy Arpaçay’a bağlı ve onlar da katılmadığına göre, pek bir anlamı kalmıyor “Göl Festivali” demenin.
Ha, yazın gölde bir etkinlik yapılamaz mı? Bal gibi de yapılır. Hem de en uluslararasından’ Çıldır gölü, rakımı itibariyle kano ve yelkenli yarışmalarının yapılabileceği mükemmel bir alan. Başvurun Serka’ya; bunun için teşvik alın. Hazır gitmişken, onlara Yalnız Çam’da kayak tesisine teşvik verip, birkaç bürokratın gidebileceği yerlere kayak tesisi kurdurmak yerine, bunu neden yapmadınız? diye de sorun.

Altmışlı yıllarda, yüzümüzü suyuna gömüp, kana kana içtiğimiz o gölün hali bu gün bile içler acısı zaten.
Özellikle Çıldır Göl Festivaliyle gelen her türlü kirlenmenin beraberinde, onca insanın bağırış çağırışıyla, gölde yavrulayan Pelikanları kaçırdık, yetmedi. Karadenizli balık müteahhitlerinin, dünyadan habersiz mülki amirlerin ilgisizliğinden, ya da işbirliğinden, ileri görüşlülüğünden(!) kaynaklanan yaklaşımları sonucunda, göle kerevit tohumu atmakla başlayan, göldeki balık çeşitlerinin, özellikle Göl Ala’sının(Göl alabalığının) sonunu getiren kerevitleri (böcük) kimin attığının, sorumlusunun kim olduğunu sorduğum, 2011 yılında yazdığım http://www.gazetekars.com/cildir-golunun-kerevitleri-6341h.htm ,http://www.serhattv.com.tr/print.php?id=76696 yazıya cevap vermeyen, veremeyen makamların, şimdi oturup gölün başına ikinci bir belayı sarmasına, dur, demek gerektiğini düşünüyorum.
El çekin! Uzak durun Çıldır gölünden!

 


Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!
YAZARLAR
CANLI YAYIN
Canlı Maç Sonuçları